HZ. MERYEM'İN 3 SIRRI

1917'de Portekizli üç çoban çocuk, kendilerine Meryem Ana'nın görünerek üç sır verdiğini iddia etti. İlk sır dünya savaşları, ikinci sır ise komünizmin çöküşüydü. Üçüncü sır gizemini halen koruyor

Her şey 1917 yılında Portekiz'in Fatima kasabasında başladı. Francisco, Jacinta ve Lucia (solda) adındaki üç çoban çocuk, 13 Ekim 1917 tarihinden itibaren belli aralıklarla, Meryem Ana'yı gördüklerini öne sürerler. Çocukların anlattıklarına göre, Meryem Ana kendilerine üç kehanette bulunur. Vatikan Başbakanı Kardinal Angelo Sodano, 13 Mayıs 2000'de Papa'nın Fatima'nın üçüncü sırrını açıklayacağını duyurur. Fatima'nın birinci sırrı Birinci ve İkinci Dünya Savaşı'nı, ikinci sırsa komünizmin çöküşünü öngörmektedir. Kardinal Joseph Ratzinger, 26 Haziran 2000'de büyük bir gazeteci kitlesi önünde yaptığı açıklamada üçüncü sırrın, Mehmet Ali Ağca'nın 13 Mayıs 1981 tarihinde Papa'ya düzenlediği suikast olduğunu söyler. Ratzinger'in yaptığı açıklama herkesi huzursuz eder. Din adamlarının pek çoğu da yapılan bu açıklamaya inanmaz. Vatikan'ın 'esorcista' (şeytan kovan) rahiplerinden Monsignor Corrado Balducci, "Fatima'nın üçüncü sırrını açıklayan belgede, Papa'ya suikasti görmek çok zor" der. Demonolog, Monsignor Balducci "hayal kırıklığına" uğradığını belirtirken, Kardinal Sodano ve Kardinal Ratzinger'in açıklamalarının da birbirini tutmadığını vurgular. Balducci daha da ileri giderek, "Kehanetin diğer bölümlerine ne oldu? Kilisenin doktrinel krizi ve III. Dünya Savaşı ile ilgili kısımlara ne oldu?" sorusunu sorar. 

KATOLİK KİLİSESİ'NİN SONU MU? 
Fransız Mariolog (Meryem Ana) uzmanı Rene Laurentin, Ağca suikastinin üçüncü sır olmadığını ve bunun 'Katoluk Kilisesi'nin sonuna ilişkin bir kehanet olduğunu iddia ediyor. Sırrı bilen Kardinal Ottaviani'nin, 1963 yılında Meryem Ana Papalık Akademisi'nde, "Size sadece şunu diyebilirim; Kilise için çok zor günler gelecek, çok dua etmeniz gerekiyor. Umarım dinden çıkanların sayısı çok olmaz" dediği bilinmektedir. Aynı kardinal, 1963 yılında Fatima'nın üçüncü sırrının diplomatik bir dille "Santa Rita" dergisinde yayınlanmasına izin vermiştir. Aynı metin Papa Roncalli (Giovanni XXIII) tarafından ABD Başkanı John Kennedy ve Sovyet lider Nikita Krusçev'e de gönderilmiştir. "Fatima'nın Sırrı" hakkında bir kitap yazan Hellmuth Hoffman'a göre başlangıçta Vatikan Başbakanı Kardinal Sodano'nun ağzından kaçan, belki de bilerek söylediği "dünya trajedisi" sözü gerçek sırrı yansıtmaktadır. Bu nedenle daha önceki Papalar da Fatima'nın 3. sırrını yayınlamaktan kaçınmışlardır. Hoffman bir diğer neden olarak da, Fatima'nın üçüncü sırrının 'tarihin sonundaki papa' üzerine olması olasılığını gösterir. Bugün Katolik Kilisesi'nde son sırrın 'III. Dünya Savaşı ve Katolik Kilisesi'nin sonunu' içerdiğini düşünenler çoğunluktadır. 

DECCAL DÜNYAYA GELDİ Mİ? 
Sadece Hıristiyanlar arasında değil, tüm dinlere mensup milyonlarca insan arasında en çok konuşulan ve kafa yorulan konulardan biri de 'sahte mesih' Deccal!... Papa II. Jean Paul'ün ölümünden sonra Deccal'in vakti yaklaştı mı? Deccal kim, insan kılığında mı? Bir tane mi, birden fazla mı? Günümüze hakim olan bir zihniyet mi?.. Bu gibi sorular, şu günlerde çok sayıda din adamı ve esoterizm uzmanının kafasını yoruyor. Üç büyük kutsal kitabın da içinde yer alan inanışlara göre kıyamet gününden önce Deccal dünyayı hakimiyeti altına alacak. Bu kutsal kitapları yorumlayanlar Deccal'in bir insan, bir ulus ya da bir zihniyet de olabileceği üzerinde duruyorlar. Hazreti Muhammed'in hadislerinde de yer alan 'yalancı mesih Deccal'in, İsa'dan önce geleceği belirtiliyor. İncil'de, kıyametten önce sahte İsa'ların, sahte peygamberlerin türeyeceği ve büyük iktidar sahibi olup seçilmişleri de hataya sürükleyeceği ifade ediliyor. 

YAHUDİ KANI TAŞIYACAK' 
Vatikan Kilisesi'ndeki bazı din adamlarına göre Deccal, 'Katolik Kilisesi'ni kökünden yıkacak bir adam ya da zihniyet' olabilir. Antisemitist suçlamasına karşı, isminin açıklanmamasını isteyen bir papaz, Hıristiyanlar'ın kutsal kitaplarına dayanarak sahte peygamberin yahudi kanı taşıyacağına inandıklarını belirttikten sonra, "4-5 milyon Yahudi Kökenli Hıristiyan olduğunu unutmayalım" diyor. Daha da ileri giderek İspanyollar'ın üçte birinin de Yahudi kökenli olduğunu vurguluyor. Vatikan'da Katolik Kilisesi'ni reform eden kuvvetlere, 'Deccal' gözüyle bakanların sayısı da bir hayli fazla. Bu reformlar kapsamında Papa II. Jean Paul Assisi'de ilk kez dinlerarası bir buluşmayı gerçekleştirmişti. Papa, camiye gidip Kuranı Kerim'i öptüğünde ise muhafazakar bir Papa'nın attığı adımlar kafaları karıştırmıştı. Tüm bu gelişmeler, 'Kıyamet günü bu dünyadaki kötülüğün en son belirtisi olacak olan Deccal, Vatikan'ı içerden çökertmeye mi başladı?" sorusunu soranların çığ gibi büyümesine yol açtı.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)


Bunlarıda görmek isteyebilirsin!

Facebook Yorumları



Disqus Yorumları